Kondrüller, erimiş veya yarı erimiş damlacıkların uzay boşluğunda hızla soğumasıyla oluşan dairesel minerallerdir. Çapları genellikle 0.1 mm ile 1 cm arasında değişir. Onları özel kılan şey ise sadece yaşları değil, oluşum şekilleridir. Bilim dünyası, bu taneciklerin saniyeler içinde binlerce dereceye ulaşıp nasıl aniden donduğunu açıklamak için onlarca farklı teori geliştirmiştir.

Kondrüllerin oluşumu için bugün masada duran üç ana senaryo var:
Güneş Patlamaları (X-Winds): Genç ve hırçın olan Güneş'in püskürttüğü devasa enerji dalgaları, çevresindeki toz bulutlarını eriterek bu kürecikleri oluşturmuş olabilir.
Şok Dalgaları: Güneş Sistemi’nin ilk evrelerinde, gaz bulutları içinde hareket eden devasa şok dalgaları (belki de süpernova patlamalarından gelen), tozları aniden pişirip dondurmuş olabilir.
Çarpışma Senaryosu: İlkel gezegenimsilerin (planetesimal) birbirine korkunç hızlarla çarpması sonucu etrafa yayılan erimiş damlacıklar, kondrüllerin atası olabilir.


Her kondrül aynı değildir. Bir göktaşını kestiğinizde ve mikroskop altına koyduğunuzda göreceğiniz dokular, o parçanın "hikayesini" anlatır:
Porfirik Kondrüller: İçinde büyük kristaller barındıran, en yaygın türdür.
Radyal Piroksen (RP): Bir merkezden dışarı doğru yayılan iğnemsi yapılar sunar, adeta bir sanat eseridir.
Cam Kondrüller: Tamamen eriyip çok hızlı soğuyan, kristalleşmeye vakit bulamamış nadir parçalardır.

Eğer kondrüller olmasaydı, Güneş Sistemi’ndeki tozlar birbirine tutunup gezegenleri oluşturacak kadar büyük kütlelere ulaşamazdı. Yani kondrüller, Dünya'nın ve üzerindeki hayatın gerçek yapı taşlarıdır. Bir kondrit göktaşına sahip olmak, aslında elinizde evrenin "ilk mutfağından" kalma bir numune tutmak demektir.
Meteoryakala.com Bilgi Notu: Kondritleri diğer göktaşlarından ayıran en belirgin özellik, kesildiklerinde içlerindeki bu küreciklerin (kondrüllerin) belirgin bir şekilde görülmesidir. Demir göktaşlarında bu yapılar bulunmaz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!