Kondritleri, Dünya'daki magmatik veya tortul kayaçlardan ayıran en temel fark, onların "farklılaşmamış" (undifferentiated) yapıda olmalarıdır. Dünya gibi büyük gök cisimleri oluştuktan sonra ısınmış ve ağır metaller (demir-nikel) merkeze çökerken hafif silikatlar yüzeyde kalmıştır. Ancak kondritlerin koptuğu küçük asteroidler asla bu erime sürecini tam olarak tamamlamamıştır.
Kondrit ismini, Yunanca "tane" anlamına gelen chondros kelimesinden alır. Bu taşların içinde, milimetrik boyutlarda, küre şeklinde yapılar bulunur. Bunlar, Güneş Sistemi oluşurken erimiş toz damlacıklarının uzay boşluğunda hızla soğumasıyla oluşmuştur.
Kondritler kendi içlerinde kimyasal ve dokusal özelliklerine göre gruplandırılır. Sitenin "chondrites" alt sayfalarını şu üç ana başlık üzerine inşa edebiliriz:
Bilim dünyası için en kıymetli gruptur. İçerisinde su, karbon ve amino asitler gibi organik bileşikler barındırırlar. Dünya'daki yaşamın kaynağı olan suyun ve organik maddelerin bu meteoritler aracılığıyla taşındığı düşünülmektedir.
Dünya'ya düşen meteoritlerin yaklaşık %80'ini oluştururlar. İçerdikleri demir oranına göre üçe ayrılırlar:
Oksijen izotopları bakımından Dünya ile neredeyse ikizdirler. Bu durum, Dünya'nın oluştuğu hammaddenin büyük bir kısmının enstatit benzeri gök cisimleri olduğunu kanıtlar.
Bir maden mühendisi olarak yer altı kömür işletmeciliğindeki "uzunayak" yöntemini veya tahkimat sistemlerini biliyoruz. Peki, bir kondrit asteroidinde madencilik yapmaya kalksak bizi ne bekliyor?
Cevher Tenörü: Kondritlerin bazıları (özellikle demirli olanlar), Dünya'daki en zengin demir ve nikel yataklarından daha yüksek tenöre sahiptir. Ayrıca platin grubu metaller (iridyum, osmiyum) bakımından oldukça zengindirler.
Siteni ziyaret eden bir kullanıcı, elindeki taşın meteorit olup olmadığını nasıl anlar? İşte profesyonel kontrol listesi:
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!